• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/

KELEPÇEYE İNAT BİR HAYAT: KUTSİYE BOZOKLAR

KELEPÇEYE İNAT BİR HAYAT: KUTSİYE BOZOKLAR

CeylanYayınları'nın yayınladığı, Mukaddes Erdoğdu Çelik'in yazdığı "Kutsiye Bozoklar Kelepçeye İnat Hayat" adlı kitabı büyük bir ilgiyle okudum.
Kutsiye Bozoklar yetmişli yılların başlarından itibaren Türkiye devrimci hareketinin simge isimlerindendir. Şafak revizyonizmine karşı ideolojik mücadele veren İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşlarıyla birlikte hareket etmiş, 12 Mart faşizmine teslim olmayı reddetmiş, isyan bayrağı dalgalandırmış, örgütlü mücadeleyi, ömür boyu, bilinçli tercih etmiş militan bir devrimcidir. 19 Mart 1973 tarihinde, polis baskınında, İstanbul- Şehremini'de Ahmet Muharrem Çiçek katledilir. Kutsiye Bozoklar; yaşamı boyunca onu tekerlekli sandelyeye bağlayacak, vücudunun yüzde 70-80 ini çalışmaz hale getirecek şekilde ağır yaralanarak, Feryal Sarıoğulları ve Ali Şenci ile birlikte sağ olarak yakalanırlar.
Kitabın yazarı Mukaddes Erdoğdu Çelik aynı geleneğin önemli isimlerindendir. 12 Mart faşist darbesinden sonra yargılanmış, 12 Eylül faşizmi döneminde işkenceye boyun eğmemiş, devrimci geleneğin oluşumunda ve sürdürülmesinde katkılar sunmuş bir devrimcidir.
Daha önce yazarın; büyük bir devrimcinin, halkın emek, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm davasında fedai devrimci bir önderin, İrfan Çelik'in biyografisi olan "Devrimin Hamalı Bizim Çakır" kitabını büyük bir beğeniyle okumuştum. Yeni kitabı; şair, yazar, teorisyen, insan hakları savunucusu, örgütçü bir devrimcinin, Kutsiye Bozoklar'ın kırk yılını konu alıyor. Kutsiye Bozoklar bir çok yazısını Işık Kutlu imzasıyla yazıyor. Bu kırk yılda "pusula olmaktan geri durmayan" Kutsiye Bozoklar'ın hayatına girmiş onlarca dost, yoldaş, arkadaş ve akraba tanıklarla söyleşiler yapmış, onların hiçbirini diğerleriyle karıştırmadan, özgün yanlarını seçerek ve kendi tanıklıklarıyla yorumlayarak tarihi seyri içinde anı-biyografiyi oluşturmuş Mukaddes Erdoğdu Çelik. "İnsanlığın geleceğine armağan edilmiş bir hayatın tarihine ışık " tutuyor bu kapsamlı kitabında. Yöntem olarak "seni seninle söyleşerek anlatmak" seçilmiş ve başarıyla uygulanmış. Başarılı anlatımından dolayı Mukaddes Erdoğdu Çelik'i yürekten kutluyorum.
Kitabın önsözünde şöyle diyor: "Tüm kitabı, kendine özgü bir biçimde Kusiye ile söyleşerek yazmaya uğraştım. Aynı zamanda bu bir tarih anlatımı olduğu için yine de okura genel bir tarih dizini, bütünlüklü bir bakış sunmak; rehberi devrim ve sosyalizm, yolu ve tarzı devrimcilik olan bu hayatın sürdüğü kırk yılın (1969-2009) ana güzergahlarıyla anmak, devrimci zamandaki yerini ve rolünü topluca açıklamak gerekli oldu."
Döneme dair çok şey öğrendim kitaptan. Kollektif yaşamın, yoldaşlık ilişkilerinin, dayanışmanın, umudun, örgütlü sanatçı olmanın, ayrılığın, hasretin, özverinin, düşmana inat yaşamanın, "yaşamak direnmektir" demenin, bir dava aşkının boş laf olmadığını her satırında, her sayfasında tekrar tekrar hissettim. Başta Kutsiye Bozoklar'ın annesi olmak üzere ikiz kardeşi ve ailesinin fedakar desteği her fırsatta vurgulanıyor. Mukaddes Erdoğdu Çelik "Bu kitabın oluşumuna can veren, ses katan, resim katan, şiir, yazı, mektup yazan; yürek ve akıl, sevgi ve coşku, sorumluluk ve umut katan herkese teşekkür ediyorum." diyor. Bir okur olarak ben de Mukaddes Erdoğdu Çelik'e, kitabı bizlere ulaştıran kolektife, emeği geçenlere, Nazımca "Gidenleri kafamın içinde ve yüreğimde kavgama taşıyorum" diyen herkese bin selam diyorum.


Mustafa Demir
Yorumlar - Yorum Yaz
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret179550
Site Haritası
Anket
SİTEMİ BEĞENİYORMUSUNUZ