• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/

Şiirin Dilinde Sosyalizm - 2

ŞİİRİN DİLİNDE SOSYALİZM

 

Türk halk edebiyatını başlangıcından 16.yy. geldiğimizde bir isyanın, başkaldırının ve karşı duruşun var olduğunu görürüz. Bu karşı duruşun öncüsü de Pirsultan Abdal'dır. Halkı için ölümüne mücadele eden, zalim Osmanlının feodal yapısına başkaldıran bir yiğit ozan. Kendi mutluğunu değil halkının mutluluğunu düşünen, Osmanlının baskısından halkını kurtarmak için öncülük eden yiğit halkın ozanı. Bu mücadelenin sonunda dara gideceğini bilerek. Ama bu yüz yılda, kendini saraya kapılanmış ozanlarda vardı. Saraydan nemalanan, ama bu günlerde onların isimlerini bilen yok. Fakat Pirsultan öylemi? 16.yy. bu güne anılarak, bayraklaşarak geldi. Daha yy. boyu da anılacak, gerçek halkın ozanına öncülük edecek. 16.yy. ve sonrasında günümüze ışık tutan, kavgamıza yol gösteren iki ozan daha vardır Köroğlu ve Dadaloğlu, bu ozanlarımızda kendi menfaatlerinden vaz geçip, halkın mutluluğu ve refahı için Osmanlı ile her daim mücadele içinde olmuşlardır. Bazı ozanlarda sarayı karşısına almayıp, yönetenler ile arasını hoş tutup gününü gün etmişlerdir. Bu iki noktayı ayırmadığımız sürece konumuza vakıf olamayız. Yukarıdaki soruya cevap verirken ozanlarımızın mücadeleci yanlarını görmezden gelip, Dadaloğlu ile iktidar yanlısı ozanları aynı kefeye koyarsak yanlış yaparız. 20.yy. birçok adından söz ettiren ozan oldu. Bunlardan en öne çıkanı Âşık Veysel idi. Fakat bu büyük ozanımız pek devlet ile arasını açmayı düşünmedi. Bizim eleştirimizde bu noktada sanatsal yanına hiçbir diyeceğimiz yoktur. Fakat o sanatsal gücünü daha çok halktan yana kullanmasını beklerdik. 1960-1970'li yıllara gelindiğinde emperyalizme ve onun kapı uşağı faşizme karşı yoğun bir mücadele vardı. Bu mücadele sınıf mücadelesi idi. Çoğu halk ozanı bu mücadelede yerini aldı. Bunların başında da Âşık İhsani geliyordu. İhsani ömrünü halkının özgürlüğü için bu mücadeleye adamıştı. Mahsuni sınıfsal olmasa da halkı için zindanlardan payını alan ozanlarımızdandı. Çünkü her zaman iktidarların karşısında idi. Bu ozanlarımızın karşısında Osmanlıda olduğu gibi kendini devlete kapılayan ozanlarda vardı. İhsaniler, Şahturnalar, Zamanileri, Emekçiler, Mehmet Koç halkı için sürgünlerde yaşamıştır. Her iki noktayı iyi ayırmak gerek. Buradan hareketle, günümüzün şu sıkıntılı ve faşist baskılarının yükseldiği dönemde, yine halkını uyarmak onun ozanına düşer. Yani kendine halkın ozanıyım diyenlerde, bu faşizan baskıların, gerici eylem ve söylemlerin karşısında sosyalist söylemleri ve dizeleri ile seslerini yükseltmelidirler. Tarihe sessiz kalmadıklarını not düşmelidirler. Onun için diyoruz ki, Biz İlerici, Devrimci Ozanlarız! Sazımız, sözümüz, işçi sınıfımız, ezilen halklarımız için devrimci bir eylemdir. Halklarımıza sevgimiz, sınıf düşmanına (burjuvaziye) kinimiz derindir! Yolumuz işçi sınıfının, ezilen halklarımızın devrimci savaş yoludur. Felsefemiz diyalektik materyalizmdir. Doğayı seviyoruz, insanın insanı sömürmesine karşı koyan insanları çok seviyoruz. Feodalizme karşı sözünü esirgemeyen Pir Sultan Abdal'ın, Köroğlu'nun, Dadaloğlu'nun ve kapitalizme-emperyalizme karşı savaş açan Âşık İhsani'nin, Nazım Hikmet'in devrimci yürekleri yüreğimizdir. İlerici, devrimci ozanlarımızı aramıza görmeyi istiyoruz! Gelin dostlar, hoş gelin, sefalar getirin! Gül ile bülbül ile çiçekle, böcekle zaman kaybedecek zaman değildir. Duyarlı ozanlarımızı halk şiiri kalıpları içinde yazılmış, halkın mutlu yaşamı sosyalist düzeni anlatan şiirleri ile aramızda yer almalarını bekliyoruz.

 


Yorumlar - Yorum Yaz
KİTAP SATIŞ
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret201720
Site Haritası
Anket
SİTEMİ BEĞENİYORMUSUNUZ